TEŞHİRCİ (ALINTI)

Aslında yeni tanışmıştı kocasının arkadaşıyla. Öyle yakışıklı da değildi adam. Şişman değildi ama vücudu iyice kalındı.

İşi gözleriyle bitirmişti adam. Salona girip, koltuğa oturduğu anda üzerine dikilmişti kapkara gözleri. Kocasıyla yanyana, kanapenin üzerinde oturuyordu adam. Tam karşılarındaki koltuğa yerleşirken, kısacık eteği biraz sıyrılmıştı tabii. Bu da yetmişti adam için. Yüksek topuklu ayakkabılarının daha da güzelleştirdiği ayaklarından eteğinin başladığı yere kadar bacaklarını didik didik eden gözleri, kısa bir süre sonra alev alev yanmaya başlamıştı.

Hem hoşuna gitmiş, hem de biraz şaşırtıcı olmuştu bu. Böyle bir şeye hiç hazırlamamıştı kendini. Soran gözlerle kocasına bakıp, onun gözlerinden “sen bilirsin” mesajını aldıktan sonraki kararsızlığı ise çok kısa sürmüştü. Adamın gözlerinin yakıcılığı ağar basmıştı doğrusu. Fena halde hoşlanıyordu bu bakışlardan. Üstelik birini tahrik etmek fikrini de, son derece iç gıcıklayıcı bulmaya başlamıştı. Koltukta biraz kımıldayıp eteğinin biraz daha sıyrılmasını sağlayarak, kararını kocasına da belli etmişti önce. Sonra da, adamı kelimenin tam anlamıyla mahvetmeye girişmişti.

Doğrusunu söylemek gerekirse, kılığı da çok uygundu buna. Adam gelmeden önce kocasıyla dışarı çıkıp biraz eğlenmeyi kararlaştırmışlar ve buna göre giyinmişti. Açık mor stretch eteği, daracık ve kısacıktı. İncecik askıları olan önü düğmeli beyaz bluzu, tiril tiril ve teninin üzerinde kayan bir kumaştan yapılmıştı. Ne sütyen takmıştı ne de kilot giymişti tabii. Üsten üç düğmesi açık bluzun aralarını meydanda bıraktığı memelerinin geri kalan kısmı da, incecik kumaşın altından iyice belli oluyordu. Kısacası, o çok sevdiği “sik beni” kıyafetlerinden birine bürünmüş durumdaydı.

Sonra birden kocasının arkadaşı çıkıp gelmişti. Kocası kapıyı açıp adamı içeri aldığında, banyoda kumral saçlarını tarıyordu. Salona, onların yanlarına gider gitmez de, kocasının bu ilk kez gördüğü arkadaşını esir alıvermişti işte.

Daha çok göstererek oturmaya başlaması, adamı iyice etkilemişti bu arada. Doğaldır ki, başına gelecekleri bilmiyordu adam. Neredeyse kasıklarına kadar meydanda olan bacaklarında eriyip gitmişti şimdiden. Üstelik bir de durumu kocasına çaktırmamaya çalışıyor ve komik oluyordu.

İlk başlarda, bacak bacak üstüne atarak oturuyordu. Sık sık bacak değiştirip, eteğinin kalçalarına kadar sıyrılmasına neden olduktan sonra bundan vazgeçmişti. Artık dizleri hafifçe aralık oturuyordu koltuğunda. Arkasına yaslanmıştı. Adamın gözlerinin, okşayan bir el gibi bacaklarının arasına daldığını gördükçe de, iyice tahrik olmaya başlamıştı. Dizleri, sanki farkında değilmiş gibi, yavaş yavaş birbirinden ayrılıyordu. Gözlerini ise adamın pantolonunun önünde meydana gelen kabarıklıktan koparıp alamıyordu bir türlü. Bu yeni tanıdığı adamın sikini kaldırmak öylesine hoşuna gidiyordu ki, amı bir nabız gibi atmaya başlamıştı.

Yeniden kocasıyla gözgöze geldiler. Tüm olan bitenin farkındaydı o da. Gözlerinde, hala geçerliliğini sürdüren o onaylayıcılıkla gördüklerinden etkilenip tahrik olmuşluğun karışımı bir ifade vardı. Kısacası, o da, kocası da, adam da memnundular durumlarından. Yalnızca adam, ne olacağını bilmemenin getirdiği belirsizlik ve arkadaşının karısına sulanmanın verdiği suçluluk duygularıyla, hafifçe rahatsızdı. Bu daha da hoşuna gidiyordu. Adamı tahrik ederek köşeye sıkıştırmak, son derece zevkli geliyordu ona. Dizlerini biraz daha araladı.

Adamın yanakları iyice kırmızılaşmıştı şimdi. Gözleri de, birbirinden 10 santimetre kadar aralık duran dizlerinin arasında sabitleşmişti. Aslında amını göstermek istiyordu ona ama bunun için, kocasından gelecek yeni bir işarete kadar beklemesi gerektiğini de biliyordu. Adam, o zamana kadar, görebildiğiyle yetinmek zorundaydı kısacası. Kocası da, arkadaşının durumuyla bayağı eğleniyor gibiydi. Adamın, hemen yanıbaşında kıvranır gibi oturmasını görmezlikten geliyor, hiç bir şey yokmuş gibi, ilgisi bile olmayan konularda konuşup duruyordu.

Bir yandan da, işin uzamasından sıkılmaya başlamıştı. Adama küçük bir örnek sunmaya karar verdi birden. Eğilip ayakkaplarının fiyonklarını çözmeye koyuldu. Sonra da, sanki ayaklarını rahatlatmak istiyormuş gibi, birer birer çıkardı. Bunu yaparken önce sağ, sonra da sol ayağını biraz kaldırmak zorunda kalmıştı. Böylece dizleri birbirinden daha da ayrılmış oluyordu tabii. Kısa bir an için olsa da, amının kıllarını görmüştü adam ve cin çarpmış gibi irkilmişti. Bu kadarını beklemediği belliydi. Kocasıyla yeniden gözgöze geldiler. Sonra yerinden kalktı kocası ve dükkanlar kapanmadan gidip otomobili için bir şeyler alması gerektiğini, bir saate kadar döneceğini söyleyip salondan çıkıp gitti. Bir süre sonra da, sokak kapısının açılıp kapandığını duydular. Adam, sanki sihirli bir değnekle dokunulmuşcasına rahatlamıştı. Kocasının gerçekten gittiğini sanıyordu doğaldır ki. Ama o, bunun doğru olmadığını, kocasının içerde biryerlerde beklediğini biliyordu.

Şimdi, işi fazla uzatmaması gerekiyordu. İyice arkasına yaslandı koltukta. Yalnızca çıplak ayak parmakları yere değiyordu. Sonra da, bacaklarını hareket ettirmeye başladı. Dizlerini, yavaş hareketlerle açıp kapıyordu. Ama en kapandığı zamanda bile, bir karışa yakın aralık kalıyordu dizleri. Adamın nerelerini görebildiğini tam bilmiyordu ama, İyice kızarmış yüzüne bakarak, gösterdiklerinin hiç de az olmadığını anlayabiliyordu. Eteği, kalçalarına kadar sıyrılmıştı. Artık hiç konuşmuyorlardı. Elektrik dolu, adeta şimşekler uçuşan bir hava oluşmuştu aralarında. Adamın gözleri kasıklarında kitlenip kalmıştı sanki. Başka bir yere bakamıyordu. Pantolonunun önündeki kabarıklık da, akıl almayacak kadar büyümüştü şimdi. Buna rağmen, hala yerinden kımıldamamakta ısrar ediyordu nedense. Aptal gibi zamanı boş yere harcıyordu.

Hafiçe kayarak, kalçalarını koltuğun kenarına getirdi. Neredeyse yatar gibi oturuyordu şimdi. Eteği atık beline kadar sıyrılmıştı. Sonra adamın gözlerinin içine baka baka, dizlerini birbirinden ayırmaya başladı. Bacakları koltuğun kenarlarına değene kadar da sürdürdü bu hareketini.

Tabak gibi açmıştı kendini adamın önünde. Kimsenin dayanamayacağı bir manzara sergilediğini biliyordu. Şiş dudakları aralanmış, vıcık vıcık sulanıp açılmış amının içine bakıyordu adam. Sonra elini götürüp, amıyla oynamaya başladı. Zevkten buğulanmış gözleri, adamın birden yerinden fırladığının farkına vardılar. Kapkara gözlerini, parmaklarının altında daha da açılmış amından ayırmadan pantolonunun önünü çözdü adam. Sonra da, kilotuyla birlikte dizlerine kadar indiriverdi. Muhteşem bir manzara çıkmıştı şimdi ortaya. İki adımda yanına sokuluverdi. Sonra iki eliyle dizlerinin altından tutup bacaklarını kaldırdı ve karnına doğru bastırdı adam. O kocaman sikin morarmış başı, hiç bir yardıma gerek kalmadan amını buluverdi ve sert bir hareketle, bir anda dibine kadar geçiriverdi adam.

Çığlığa benzer bir inleme kaçırdı ağzından. Bütün vücudu kasıldı önce. Sonra beli gelmeye başladı. Amı açılıp kapanıyor, içindeki kocaman siki sanki sağmaya çalışıyordu. Adamın kasıklarındaki kıllar amının dudaklarına, kıllı taşakları götüne yapışmıştı. İçini alabildiğine dolduran sik birden hareketlenip, girip çıkmaya başladığında, daha da çıldıracak gibi hissetti kendini. Kocasının arkadaşı, onu altına almış hırsla sikiyordu. Daha karşılaştıkları andan itibaren, göstere göstere deliye döndürmüştü adamı. Sonunda sikiliyordu işte. Hem de ne biçim sikiliyordu.

Kocasının içerde biryerlerde olduğunu, olup bitenleri mutlaka seyrettiğini bilmek de, sikilmekten aldığı zevkin on kat artmasına neden oluyordu. Çılgın bir şeydi bu. Adam onu koltukta öylesine ikiye katlamıştı ki, kımıldamasına bile imkan kalmamıştı. Zevkten yarı kapanmış gözleriyle, içine bir piston gibi girip çıkan kocaman siki seyrediyordu yalnızca.

Amının dudakları, sikin çevresine sımsıkı yapışmıştı. Adam bir dibine kadar geçirip, bir ucuna kadar çıkardıkça, üzerindeki tüm damarları, kıvrımları beyninin içinde hissediyordu sanki. Bütün duyguları amında toplanmış gibiydi. Aldığı zevk, her geçen saniye daha büyüyor, daha dayanılmaz bir hale geliyordu. Ağzından kaçak boğuk iniltileri kontrol etmesine olanak yoktu.

Birden vücudu kasılıverdi adamın. Aynı anda, amının içini yakıcı bir sıcaklık kaplayıverdi. İçindeki sikin kasılmalarını hissediyordu. Kocasının arkadaşı, tohumlarını amının en dibine fışkırtıyordu. Bitmek bilmeyen lav dalgaları gibi geliyordu adamın beli. Karnının içinde biryerlerde bir dinamit patlamış gibi oldu birden. Titreye titreye beli geldi onun da.

Sonra hiç beklenmedik bir şey yaptı adam ve sikini çekip dışarı çıkardı. Birden içinde büyük bir boşluk oluştuğunu hissetti. Onun böyle bir şey yapacağını aklına bile getirmemişti doğrusu. Şaşkın gözlerle pantolonunu çekişini ve kemerini bağlayışını seyretti. Adam, onunla bir daha gözgöze bile gelmeden dönüp salonun kapısına doğru yürüdü. Ancak sokak kapısının açılıp kapandığını duyduğunda, onun gittiğine inanabildi.

Bacakları alabildiğine aralık ve tüm taze sikilmişliğiyle, koltuğun üstünde kalakalmıştı öylece. Amının açık dudakları arasından sızan bellerin götüne aktığını hissediyordu. İçini gıcıklayan bir duyguydu bu. Parmaklarını götürüp, tekrar amıyla oynamaya başladı. Gözleri kapamıştı.

Bir başka parmağın daha kasıklarında dolaştığını hissetiğinde, titreyerek gözlerini açtı ve sessizce gelip önünde diz çökmüş olan kocasına baktı. Şehvet kıvılcımları çakıyordu, kocasının gözlerinde. Belden aşağısı çıplaktı ve her zaman aklını başından alan o güzelim siki dimdikti.

Kocasının parmağı amından yavaşça aşağı kayıp götünün deliğini okşamaya başladığında, ağzından küçük bir inilti kaçırdı. Dizleri, sanki kendiliğinden göğsüne doğru çekildiler. Alabildiğine açtı kendini kocasının önünde.

Adamın belleri, götünü vıcık vıcık kayganlaştırmıştı. Kocası oynadıkça gevşeyip açıldığını, gittikçe sikilmeye hazır bir hale geldiğini hissediyordu. Parmak yavaşça içine kaydığında, zevkten bayılacak gibi oldu. Sonra kendini, artık küçük bir sik gibi götüne girip çıkmaya başlayan parmağın verdiği anlatılmaz duyguya kaptırıverdi. Tüm vücudu bir yay gibi gerilmişti. Götü giderek kendini bırakıyor, sikilmeye hazır bir hale geliyordu. Tekrar kapamıştı gözlerini. Kocası durup, parmağını götünden çektiğinde de açmadı. Neyin geldiğini biliyor ve bunu tüm benliğiyle istiyordu.

O inanılmaz yumuşaklıktaki taş gibi sertlik götüne dayandığında, küçük bir inilti kaçırdı ağzından. Sonra sokmaya başladı kocası. Ateş gibi yanan sikini, yavaş yavaş ama duralamaksızın sokuyordu. Çıldıracak gibi olmuştu. Kendini daha fazla tutamadı. Sarsıla sarsıla belini getirmeye başladı.

Kocası, yavaş ve uzun hareketlerle sikiyordu götünü. Sokuyor, çıkarıyor, sokuyor, çıkarıyordu durmadan. Sözcüklerle anlatılamayacak kadar zevkli bir şeydi bu. Çok kısa bir süre içinde ikinci kez, üstelik bu defa götünden sikiliyordu ve sanki uçmuş gibiydi.

Fazla dayanamadı kocası. Az önce adama sikilişini seyretmişti tabii. İyice tahrik olmuştu anlaşılan. Birden dibine kadar geçirip, fışkırtmaya başladı. Karnının içine dolan yakıcı sıcaklık, onu güçlü bir el gibi kavrayıp, uzaya fırlattı sanki. Götü, bir mengene gibi sıktı kocasının sikini. Titreye titreye, onun da beli gelmeye başladı.

One comment

  1. Slm ben anadolu yakasindan murat benimle gizlilik icinde reel gorusup kalin damarli 22 cm aletimin tadina bakmak isteyen benim gibi seksi seven doyumsuz bayanlar amını göt deliğini sömürene kadar yalatmak isteyenler SANCAKTEPE SULTANBEYLİ KARTAL PENDİK KARTAL UMRANİYE EVLİ DUL BEKAR arayin size yaşayamadiginiz seksi yaşatayim guven konusunda hiç supheniz olmasin herturlu guveni veririm size lutfen eşcinseller ve gaylar uzakdursun yalnizca bayanlar arasin pisman olmazsiniz 05325695766

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir